Yarış Günü



Tüm emeklerin karşılığını bulmayı umduğunuz o gün geldiğinde, hayatın geri kalanı neredeyse anlamsızlaşır. Yarışmak, sadece fiziksel bir hazırlıktan çok öte bir çabadır. Her şeyiniz hazır, olabildiğince mükemmel olmalı.

Yarışa geri sayımın başladığı son günlerde neler yapmalısınız? Yarıştan bir gün önce ne yemeli? Yarış sabahı, starta kadar neler yapmalı? Hepimizin bu sorulara verecek farklı cevapları vardır. Ben kişisel tecrübelerimden yola çıkarak, “Bu zaman diliminde ben ne yaparım ? “ ı anlatacağım. Benim yaşadıklarım, yaptıklarım, alışkanlıklarım sizler için bire bir uymayabilir, herkesin alışkanlıkları elbette farklıdır. En azından bu konu ile yeni ilgilenmeye başlayan arkadaşlara yol gösterebilirsem ne mutlu.

 

Yarışa hazırlık elbette iyi bir antrenman planı ile başlar ki bu bambaşka bir konu, hatta konular dizisi. Son günlerde neler yapmalı? Örneğin söz konusu yarışımız Pazar günü. Ben Pazar günkü bir XC yarışına hazırlanıyorsam, mümkünse bir önceki Pazar(yarıştan 7 gün önce), yarışın süresine yakın bir zaman (örneğin 2 saat sürecek bir yarış için 1,5 saat), yarış temposu antrenman yaparım. Yüksek tempo yolda çevirmekten ziyade, bildiğim bir parkurda, arkadaşlarımla yarışırım. Ardından gelen 3 günde, yarış haftası antrenman programımı uygulamaya geçerim. O hafta nasıl hissettiğime göre Çarşamba ya da Perşembe günü 30 dk lık yarış temposu bir sürüş yaparım ve dinlenmeye geçerim. Yarış günü geldiğinde, önceki antrenmanların sızısını bacaklarında hisseden bir sporcu değil, patlamaya hazır bir bomba gibi olmaya çalışırım.

Yarışa dinlenmiş olarak girmek için, birkaç gün önceden bu hedefe uygun hareket etmeye başlamak gerekir. Son yüklenme antrenmanını yapmış olmak, antrenmanların bittiği anlamına gelmez. Yüksek kadans çevirmek her zaman iyi bir toparlama antrenmanıdır benim için. Nabzımı yükseltmemeye çalışırım son günlerde. Yüksek nabızlarda vücudumuz karbonhidrat yakmaya başlar, onları yarışa saklasanız çok iyi edersiniz derim.

 

Bisikletinizi hazırlayın.

Ben bu konuda biraz takıntılıyım sanırım, her şeyin mükemmel olmasını isterim. Bisikletim kusursuz olmalı, özellikle yarışa giderken, herhangi bir parçası üzerinde bir şüphem olmamalı. Bisikletinizin bakımını yapmayı öğrenin. Elbette hiçbir fikriniz yoksa amortisörünüzü sökmeyin ama vites ayarı yapmayı bilin, bir yerden başlayın. Öğrendikçe bisikletinizin neresinin sorunlu olduğunu, neresinin yakında sorun çıkarabileceğini daha iyi gözlemleyeceksiniz. Unutmayın, hiç kimse sizin bisikletinizi sizden iyi tanıyamaz. Yarış günü geldiğinde sorunsuz çalışmasını istiyorsanız, siz de ona iyi bakın. En azından birkaç kez kullanmadığınız parçayı, mecbur olmadıkça yarışta kullanmayın. Yarıştan iki gün önce yeni zincir, vites teli vb. takmayın, bisikletinizi geometrisi değiştirmeyin. Neye alıştıysanız onunla yarışın. Siz bisikletinize alıştığınız gibi, bisikletinizin çalışan parçaları da birbirine alışmıştır, araya yabancı sokmayın. Özetle, yarış günlerinde yeni bir şey denemeyin, yeni bir yemek, yeni bir sele, yeni bir ayakkabı, hiç bir şey!

 

Yarış öncesi günü.

Parkuru tanıyın. Parkurda iki tur atın demiyorum, parkuru “tanıyın”, inceleyin. Start nasıl, düz bir zemin mi, hangi viteste kalkacaksınız, ilk birkaç viraj çok önemlidir, iyi inceleyin. Parkur tanımada nabzınızı çok yükseltmemeye çalışın, parkur tanırken yarışır gibi süren arkadaşlarınıza ya da seviyesi sizden yüksek yarışçılara uymaya çalışmayın. Etrafı inceleyerek, okuyarak ilerleyin. Senelerdir antrenman yaptığınız parkurda bile görmediğiniz, size avantaj sağlayacak noktalar tespit edebilirsiniz. Parkuru okumak yarış tecrübesiyle kazanılan bir şeydir. Sizden daha deneyimli yarışçıların kritik geçişlerde nereleri tercih ettiğini gözlemleyin, tekniğiniz oradan geçmenize yetmeyecek ise denemeyin. Yarışta kullanacağınız geçişlere karar vermeye çalışın. Parkurun kritik çıkışlarında vitesinizi belirleyin. Arka vitesi hemen hemen her zaman değiştirebilirsiniz ama dik bir çıkışın ortasında orta yapraktan küçüğe düşmek pek iyi bir fikir değildir. Vitesinizi belirlerken, oraya yarış nabzınızda, defalarca geleceğinizi düşünerek karar verin. Her geçen turda bir düşük vitesle çıkmaktansa, her turunuzda aynı vitesle çıkın, mümkünse son turlarınızda vitesinizi büyütün.

 

İyi dinlenin.

Gezmeye, eğlenmeye geldiyseniz elbette çıkın , şehri görün, ama yarışmaya geldiyseniz, etrafta zaman kaybetmeden doğru dinlenmeye gidin. Bacaklarınıza soğuk su tutun, toparlanmayı hızlandıracaktır. Antrenman sonrası mümkünse ayaklarınızı dikip uyuyun. Gerekli olmadıkça ayakta kalmayın, etrafta dolaşmayın.

 

Teknik toplantıya gidin.

Özellikle beslenme bölgelerini öğrenin, mümkünse besleyici ayarlayın.

 

Makarna partisinde abartmayın. Kıtlığa değil, yarış hazırlanıyorsunuz. Rahat bir uyku, fazladan alacağınız birkaç kaloriden çok daha değerlidir. Uygun bir miktarda yiyin, soslardan uzak durun. Lezzetli bir yemek değil, karbonhidrat almak için yiyorsunuz, unutmayın. Carbo-loading (karbonhidrat yüklemesi) Cumartesi akşamından değil, yarıştan bir hafta öncesinden başlayan bir süreç boyunca yapılır. Yarış öncesi akşamı yiyeceğiniz en doğru şeylerden biri tabii ki makarnadır ama tek başına yarış öncesi akşamı yemeği yeterli değildir.

 

Erken yatın.

Yarışmak için orada olduğunuzu unutmayın. Ben arkadaşlarım arasında “tavuk”luğum ile bilinirim. Yoğun antrenman yaptığım dönemlerde, yarış öncesi akşamlarında erken yatarım. Yarış öncesi akşamları en geç 22:00 de yatakta olmaya çalışırım. Yoğun antrenman dönemlerinde 20:00 de yattığım günler de oldukça fazladır. Uyku en iyi dinlenme ve toparlanma yoludur.

 

Yarış kahvaltısı.

Hemen herkes için farklı tercihler vardır. Tercihler tecrübelerle ve öğrenilen bilimsel gerçeklerle değişir. Ben ilk zamanlar kahvaltıda 2 puding ve bir kase müsli yerdim, 2 puding rahatsızlık verince, 1 puding ve bir kase müsli yemeye başladım. Pudingin içerdiği sütün laktik asit kaynağı, müslinin de lifli yapısından dolayı zor sindirilen bir besin olduğunu öğrendim. Bir süre izotonik toz ve muz ile kahvaltı ettim. Sonra makarnayı denedim, ve buldum. Makarna en iyisi benim için. Yarıştan tam 3 saat önce, bir porsiyon (fazla değil) makarna, 700ml karbonhidrat yoğun içecek. Benim için yarış kahvaltısı bundan ibaret. Siz de kendinize en uygun kahvaltıyı bulun. Bence makarnayı deneyin. Kahvaltıdan sonra su için, ama abartmayın. Yarışta çok su kaybedeceğim diye 2 saatte 3 lt su tüketmek, bol bol tuvalet zamanı olarak size geri dönecektir. Sadece su içersiniz ama tuvalette o suyu mineral ve elektrolitlerle beraber atarsınız. Doğru miktarı belirleyin, susuz kalmayın, suyu abartmayın.

 

Yarış öncesi.

Arkadaşınıza beslenme alanında yardımcı olacak iseniz mutlaka oturun, mümkün olduğunca az ayakta durun. Yarış öncesi yapmanız gereken bir şey yoksa kesinlikle dinlenin, ortalarda dolaşmayın, ayaklarınız kaldırıp rahatlayın. Yarışa giderken alacaklarınızı akşamdan hazırlamış olun, sabah hiçbir stres yaşamayın. Acele etmenizi gerektirmeyecek bir zamanda hazırlanmaya başlayın. En geç starttan bir saat önce hazır olun, 45dk kala ısınmaya başlayın (normal şartlar altında), 15 dk kala start a çağrılmak için hazır olun. Startı beklerken ayakkabınızın sıkılığını, kaskınızın klipsini, cebinizde olması gerekenleri vb. kontrolden geçirin. Gerdirme yapın.

 

Konsantre olun.

Start öncesi etrafla iletişiminizi kesin. Doğru viteste olduğunuza emin olun.  Start aldıktan kısa bir süre sonra çok yüksek nabızlara çıkacaksınız, biraz yüksek nabızda start almanız, iyi bir start demektir, benim için öyle. Yerinizi aldıktan sonra oturup beklemeyin. Nabzınızı 120-130 aralığında tutmaya çalışın, gerekirse parmak uçlarınızda kalkıp inin, küçük küçük zıplayın, nabzınızı düşürmemeye çalışın. Daha iyi bir start aldığınızı göreceksiniz.

 

Yarış startta kazanılmaz, bunu da unutmayın. İyi bir yer almaya çalışın ama yarışın ilk metrelerinde risk almayın. Genelde XC yarış startlarının en can alıcı noktası startın verildiği an değil, grubun daralacağı yere yaklaşıldığı andır. Bu noktayı tespit edip, doğru zamanda atak yapın.

 

Hepsinden önemlisi, öğrenmek için istekli olun. Araştırın, okuyun, uygulayın. Tecrübelerinizden ders çıkarın, hatalarınızı tekrarlamayın.

 

Umarım faydalı olabilmişimdir.

 

Bir başka yazıda görüşmek üzere.

 

SON 15 SANİYE!!

 

Fotoğraf: Hasan Yıldız  
www.fotohasan.net

Posted May 26 2008, 09:05 PM by Muammer Yıldız
Kategori Etiketleri: , , ,

Yorumlar

H.Tolga GÖK Yaz re: Yarış Günü
tarih Mon, May 26 2008 22:22

Verdiğin bilgiler altın değerinde Muammer...

Teşekkürler...

Şener KOÇ Yaz re: Yarış Günü
tarih Mon, May 26 2008 22:24

Yarışlara sadece iştirak etmek için katılmak istiyordum. Parkuru bitirmek bile güzel birşey olsa gerek. Bu bilgiler eminim çok faydalı olacak benim için. Mümkün olduğunca kendime pay çıkarmaya çalışcağım.

Çok teşekkür ederim.

Uğur Taşdemir Yaz re: Yarış Günü
tarih Mon, May 26 2008 22:37

Muammer Yıldız, TR bisikletçiliğinde bir kilometre taşıdır... Başarısı kadar entellektüel kişiliği ile de ön plana çıkar... Eminim onun deneyimleri herkese faydalı olacaktır...

Hasan Hakan KOÇ Yaz re: Yarış Günü
tarih Tue, May 27 2008 7:17

İyi sporcular sadece yarışlarda yaptığı sportif başarıları ve dereceleriyle  anlılırlar.  Hiç aklılardan  çıkmayan  unutulmazlar ise  başarılarını geride  kalanların kalplerine iz bırakacak şekilde yazanlardır. Sen de bu sporculardan  birisin Muammer.

Seni tanımamış olanlara tanıtıyor olmaktan ve Bisikletciler ekibinde olmandan dolayı gurur duyuyoruz.

Bitmeyecek spor yaşamında daha birçok başarılar dileriz.

Not :Kaleminin de bacaklarından eksik kalır tarfı yokmuş.

Eline sağlık Sevgili Muammer

H. Can Demirel Yaz re: Yarış Günü
tarih Tue, May 27 2008 9:17

Sevgili Muammer,verdiğin değerli bilgiler için teşekkür ederim.Genç bisikletçi kardeşlerimiz için altın öğütlerle dolu bir anlatım olmuş.

Bundan sonraki sporculuk yaşamında başarılar dilerim.

Can Dede Yaz re: Yarış Günü
tarih Tue, May 27 2008 9:20

Sevgili Muammer,meraba sen güzel İnsan'a.

Başarıları ve güzel olan herşeyi hak ediyorsun. Verimli paylaşımların için teşekkür ediyorum. Tevazu göstermişsin. Bu samimi ve kendine özel olan bilgilerin sadece yeni başlayanlara değil bir çok arkadaşımıza yarar katacak faydalı bilgiler. Bu paylaşımlarından herkes kendine küçük paylar eminim ki çıkaracak.

Herkes elindeki tuttuğu tuğla ile küçük küçük de olsa örümler yapmak zorunda. Bu sosyal ve toplumsalcı İnsan'ın en büyük ödevlerinden biri.

Sen ve senin durumunda olan dostlarımızın bu yönüyle olan samimi paylaşımlarına ihtiyacı olan sayısız yürekler var.

Daha nice başarılarına ve verimli paylaşımlarına diyorum.

Yüreğim ve Sevgimle.  

Aylin KOÇ Yaz re: Yarış Günü
tarih Tue, May 27 2008 10:19

Yarışların unutulmaz ve en başarılı isimlerinden biri. Kalbindeki güzelliği de göstermiş oldun. O yüzden kalbimizin de birincisisin.

Birçok profesyonel sporcu bencilce kendine saklarken sen üstün olduğunu birkez daha göstermiş oldun. Yazıyı okuyan genç nesilin idolü olmak işte budur.

Yazını okuyacak geleceğin sporcuları Muammer abi gibi düşünecek tebrik ve teşekkür ederim.

Volkan Kultepe Yaz re: Yarış Günü
tarih Wed, May 28 2008 13:33

oldukça faydalı olacak bir yazı parkur tamamlamaktanda ziyade düşünceleri olanlara çok faydalı olacaktır... misal ben :)

Samimi paylaşımın için teşekürler muammer

Muammer Yıldız Yaz re: Yarış Günü
tarih Wed, May 28 2008 19:32

Değerli arkadaşlarım,

hepinize çok teşekkür ederim, yorumlarınızla mahçup ediyorsunuz beni.

ben, pek uzun olmayan yarış geçmişime rağmen yaşamış olduğum tecrübeler ve bulunduğum pozisyonların gereği olan paylaşımı yaptığımı düşünüyorum. Her ne kadar dünyada "kafaya oynayan" sporcular arasına henüz girememiş olsak da, Türkiye'de bisikletcilerin -özellikle bu spora yeni baş koyanların- örnek alabileceği bir pozisyonda olan milli takım sporcularının bu tip paylaşımlar yapması gerektiği kanaatindeyim. Böyle paylaşımlar sohbetler ile, diyalog ile yapılıyor ama bu tip bilgileri sadece bu sohbetlerle sınırlı tutmak, Türk bisikletciliğinin gelişmesini frenlemekten başka bir şey değil.

Elimden geldiğince böyle ortamlarda, özellikle yarışçılara rehber nitelikte yayınlar yapıp Türk bisikletçiliğinin gelişimine katkıda bulunmaya çalışacağım. Bisikletciler.com un olanakları, blog yapısının da beni çok heyecanlandırdığını söylemeden geçemeyeceğim.

Eskisi kadar aktif olarak spor içinde bulunamayacağım ancak bulunanlara, bulunmak isteyenlere destek niteliğinde yazılarım sürecek.

Şimdiden sıradaki yazımın taslağını oluşturmaya başladım bile :)

ibo_scott Yaz re: Yarış Günü
tarih Wed, May 28 2008 20:49

muammerle bisiklete binmeye başladıgımızdan beri zamanla ogrendiklerimizi, deneyip yanılarak farkına vardıgımız şeyleri toplu halde okumus oldum :)

bu yazıyı okuyup kendileri için sonuclar çıkaranlar parayla elde edemicekleri bir şeye sahip olacaklar; Tecrübe..

antreman ve beslenme sporcunun üzerindeki kıyafet gibidir yani ona özeldir derler ama yine de bunlar belli kalıplar çerçevesinde oluşur..muam da bu kalıpları ortaya koymuş..

gerisi size kalmış :)

Mustafa Dinç Yaz re: Yarış Günü
tarih Wed, May 28 2008 23:12

Değerli Üstad,

Biliyorumki ülkemizde Dağ bisikletciliğinin  xc sınıfındaki en birikimli insanlardan birisin.

Bu birikimlerini  cimrice kendine saklamakdansa bu ortamdaki yarışcı,yarışcı adayları ve merak eden dostlarımızla sonuna kadar paylaştığın için sonsuz teşekkürler.

Sanıyorum sende bilgi ve tecrübenin paylaştıkca güzelleşeceğine inanıyorsun.

Bu işe gönül vermiş arkadaşlarımızın sizlerin bilgi, tecrübe ve eğitiminize çok ihtiyaçları var.

Bu ülke için çok değerlisiniz.

Umarım bu  sporun ilerlemesi ve yeni sporcuların doğması için destekleriniz hiç bitmez.

Söylediklerinize kendimce çok inandığım bir şey ilave etmek istiyorum.

Yarış gününden bir hafta öncesinden başlayarak antrenmanların yarışın yapılacağı saatler içinde yapılmasının doğru olacağını okumuştum.

Vücudumuzun biyolojik saatinin yarış saatine adaptasyonu açısından önemli olduğunu düşünüyorum.

Böylelikle vücudumuzun yarışa biyolojik olarak daha hazır olacağını düşünüyorum.

Sevgilerimle,

Muammer Yıldız Yaz re: Yarış Günü
tarih Wed, May 28 2008 23:25

saat konusunda bir başka örnek de , imkan varsa, yarış saatinde antrenman yapmaktır. örnegin cumartesi tanınan parkura yarış saatinde çıkılırsa, güneş yarışta olacağı pozisyonda olacağından, parkurun hangi noktalarını o anda görmenin zor olacağını, gölgenin nereye düşeceğini bile görmüş olursunuz.

kimi okuyuculara bu kadarı da abartı olarak gelebilir, ama seviye yükseldikçe böyle küçücük detaylarla rakiplerinizi geçmeye başlarsınız. antrenman birikimi açısından eşit olanlar arasında, bu tip yan detaylara en çok dikkat eden kazanır.

Ercan Bayram Yaz re: Yarış Günü
tarih Thu, May 29 2008 21:18

Muammer birikimlerin ile bu tecrübelerini bizlerle paylaştığın için ne kadar teşekkür etsek az sanırım...

Bende ilerleyen zaman sürecinde bisikletim ile sadece o atmosferi yarış atmosferini tadmak için katılmayı kafamda uzun zamandır planlıyordum...

Senin tecrübelerin ve önceden de okuduklarım ve arkadaşlarımın birikimlerini anlatmaları sayesinde kafamda birtakım kurgu oluştu...

Sade ve güzel anlatımın için çok teşekkür ederim ve başarılarının devamını dilerim

Sevgilerimle

Ercan BAYRAM

Hüseyin Suda Yaz re: Yarış Günü
tarih Fri, May 30 2008 10:17

Sevgili Muammer,

Bisiklet yarışlarının sadece üst seviye bisikletler ve donanımlarla kazanılmadığını işin iç yüzünde yer alan çok ince detayları,insan faktörünün önemini ve stratejik püf noktalarını bir yarışçı gözüyle bizlerle paylaştığın için teşekkürler.Yarışmayı düşünmüyorum(yaş icabı) ancak bundan böyle bir bisiklet yarışını izlerken bakacağım farklı detaylar olacak.Bizlere açtığın bu yeni pencere için teşekkürler...

Sağlıklı günler dilerim.

Sevgiler

Hüseyin Suda

ysnymn Yaz re: Yarış Günü
tarih Fri, May 30 2008 12:17

Muammer, teşekkür etmekten başka söylenicek söz yok... Seni her zaman takip edeceğim :)

Gürol Çaydaş Yaz re: Yarış Günü
tarih Fri, May 30 2008 15:05

Vay anasını, bu yazıyı yazan Kemer'de tanıştığım acemi değil mi?

Şaka bir yana, Muammer yarışlarda tanıdığım sporcular arasında en hızlı ilerleyen, okuyan, araştıran ve yılmayan olarak kalacak hep hatırımda. Şimdilerde sporcu kariyerinin yanına bir de iş hayatını eklemekle de gerçek hayatın ne kadar önümüzde olduğunu gösteriyor bize.

Ben hala Muammer'in ara sıra yol yarışlarına da katılmaması büyük kayıptır diyorum. ;)

gökhan poyraz yiğit Yaz re: Yarış Günü
tarih Fri, May 30 2008 20:46

harfı harfıne uyacagım bılgıler ıcın cok tesekkurler yarıs havasını soluyamadan kapadokyada ılk yarısıma gırecegım ve yazdıklarınızı unutmayacagım cok tesekkurler...

Demir Berkay Yavrucuk Yaz re: Yarış Günü
tarih Sat, Jun 7 2008 21:55

MUammer abi öncelikle bu çok faydalı yazıyı bizimle paylaştığın,tecrübelerini bu kadar içtenlikle bizlerle paylaştığın için ne kadar teşekkür etsek azdır..

Geçen gün Ogün abi ile yazışırken yanındaki bendim belki hatırlarsın.. Biraz akıl istemiştim :) Sende bu yazıyı okumamı söylemiştin gerçekten de okumam gerekiyormuş çok teşekkür ederim.. Yaptığım bir kaç yanlışın farkına vardım.. Kapadokya yarışında yarışmak için kendimce programlı olarak antreman yapıyorum vew bu süreçte gerçekten böyle altın değerindeki tecrübelere çok ihtiyacım oluyor..

Umarım bu yazı son olmaz ve  bundan sonra bir yazı dizisi şekilde yansır bize tecrübelerin...

Tekrar teşekkürler..

© 2007-2008 bisikletciler